Gerek ahlaki değerlerinin yüksekliği ve gerekse çalışkanlık ilkesine bağlı kalmaları ile teknolojik konularda haddinden fazla hızlı ilerleyen japonlar dünyanın geri kalanı tarafından her zaman ilgi duyulan bir millet olmuşlardır.

Travesti bir bireyin Japonya’da geçirdiği yaz tatili ile ilgili anı ve birikimlerini kitaplaştırarak filipinlerde yayınladığı hikayeler dizisi, Dünyada geçen yıl en fazla okunan kitaplar arasında yer almıştı. Kitabın özünde Japon kültürünün eşcinselliğe ve travestilere yaklaşım tarzı ile diğer dünyaya göre ilginçlikler manzumesi olan fakat Japonya’da günlük yaşantının parçası haline gelmiş olaylar konu edinilmiş.

Travesti yazar ayrıca kendini de sorgulama yoluna giderek eleştirel bir biyografi tadında konu edinmiş bu ilginçlikleri. Okudukça dünyadaki yaşamın amacını bile sorgulamaya başladığını iddia eden okurların varlığı bile mevcut.

İstanbul’da, ya da kıyı şeritlerimizde neden diğer milletlere göre oldukça az hatta yok denebilecek kadar az japon turist olduğunu düşündünüz mü mesela. Bir çoğunuzun aklına Japonya ile ülkemizin arasındaki uzak mesafe gelecek ama cevap bu değil. Zira Nevşehir de Peri bacalarının ziyaretçilerinin çoğunluğunu Japonlar oluşturuyor. Cevap basit Bu küçük ve çekik gözlü uzakdoğu insanları, denizi, kumu, eğlenceyi aşmışlar. Daha çok kültür turları ve bilgi dağarcıklarına yeni halkalar katabilecek gezileri ve ziyaretleri seviyorlar.

Günde 5 saatten fazla uyumayı ayıp saydıklarını, çalışmayı ve üretmeyi en büyük erdem saydıklarını, çok affedici olduklarını, çok gelişmiş bir karate kültürleri olmasına rağmen şiddetle bağdaşmayan bir yaşantıları olduğunu, Dünyanın en fazla okuyan milleti olduklarını biliyor muydunuz mesela ?